Bilgi Bankası

Okul öncesi eğitimin amacı, çocuklarda öğrenmeye ilgi uyandırmak ve çocuğun var olan yeteneklerini görünür kılmaktır. Bu nedenle okul öncesi eğitim süresince çocuklar ilkokula hazırlanırken paylaşmayı, dayanışmayı, sosyalleşmeyi ve birlikte çalışmayı öğrenirler. Okulöncesi dönem alarak adlandırılan 0-6 yaş dönemi, çocuğun öğrenmesinin en yoğun olduğu, temel alışkanlıklarının, zihinsel yeteneklerinin en hızlı geliştiği ve biçimlendiği dönemdir.

Ülkemizde kreş ve anaokulu kavramı genelde birbiri ile karıştırılır. 0-36 ay arası çocukların gündüzleri alınıp bakımlarının yapıldığı kurumdur.  Anaokulu ise 36 aylık ve sonrası çocuklar için açılmış okullardır. Kreşlerde çocukların fiziksel, zihinsel, psiko-sosyal gelişim süreçlerini tamamlamalarına yardımcı olmak için hazırlanan ve uzmanlar tarafından kontrol edilerek uygulanan programlardır. Doğru kreş seçiminde yardımcı olabilecek alt başlıklar şöyle sıralanabilir;

Dil gelişimi; bebeğin doğduğu andan itibaren başlayan sesleri, kelimeleri, sayıları, sembolleri kazanması, saklanması ile dilin kurallarına uygun olarak kullanmasını içeren bir gelişim alanıdır. İnsanların konuşmayı nasıl öğrendikleri, birçok farklı alandan bilim insanlarının araştırmalarında ortak kokta olmuştur. Ünlü davranışçı psikolog Skinner, çocuk dil gelişimine diğer davranışlara getirdiği açıklamalar benzeri bir açıklama getirmiştir. Skinner çocuğun dili edimsel koşullanma sonucu öğrendiğini düşünmüştür.

Çocuk oyun aracılığı ile öğrenir. Kendini ve içinde yaşadığı dünyayı onunla tanır ve kendini en iyi şekilde oyun sırasında ifade eder. Başka bir deyişle oyun çocuğun işidir. Öğrenme ortamı çocukların yaş, gelişim özellikleri, ilgileri ve gereksinimleri dikkate alınarak düzenlenmeli ve çocukların keşfetmesini, yeni beceriler edinmesini ve öğrenmesini destekleyecek nitelikte güvenli ve çocuk yararına olmalıdır. Buluş yolu ile öğrenme, çocuğun kendi öğrenmesini ve kendisinin oluşturmasını destekler.

Yabancı dil eğitimi 3 yaşından önce başlamalı. Genellikle bir dilin etkin bir şekilde kullanımı 4 yaşı itibariyle mümkün oluyor ancak 3 yaş öncesi çocuklar bir yabancı dile ne kadar fazla maruz kalırlarsa bu dili konuşmaları o kadar kolay oluyor. 0-3 yaş arasındaki bebekler bile ana dili dışında bir yabancı dile maruz kalırsa “aynı anda öğrenme” denilen yöntem ile her iki dili de öğrenebiliyor. Dolayısı ile doğumdan itibaren yabancı dil eğitimi, en azından bebeği öğretilmek istenen dile maruz bırakarak,

Pedagog çocuğunuzun klinik değerlendirmesini yaparak rahatsızlığına göre çocuğunuzu gerekli uzmanlara yönlendirecektir. Örneğin; pedagog çocukta yaygın anksiyete  (anksiyete canlılarda gerilim, sıkıntı, korku ve kaygı hissinin yaşanmasıdır. Örneğin; Sosyal fobi.)bozukluğundan şüphe ederse, klinik değerlendirmesini ve çocuğa uyguladığı psikolojik testlerin sonucunu bir rapor halinde yönlendireceği Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanına gönderirken, çocuğa da terapi desteği verir ve aileyi bilinçlendirir.

Her zaman bilinen bir söz vardır: ” Eğitim ailede başlar” Gerçekten de çocuğa aile içinde gereken becerileri kazandırmaya çalışıyoruz.  Ama ne kadarını kazandırabiliyoruz ve kazandırmak için neler yapıyoruz.  Zaten önemli olanda “NE KADAR” sorusunun cevabı. Çocuk aileyi yansıtır. Aile içindeki bireylerin kişilik yapısı çocuğun kişiliğini şekillendirir. Yani aile iletişim becerilerini kullanmazsa çocukta iletişim becerilerini kullanamaz. Dolayısıyla çocuk hem ailede hem de sosyal çevrede sürekli çatışma içine girer.

Çocuk şarkıları, çocukların duygularının hassas ve naif bir şekilde gelişmesine yardımcı olurken bir yandan da çabuk öğrenmelerini sağlayan ve eğitme amaçlı kullanılabilen etkinliklerdir.

 

Çocuğunuza öğretebileceğiniz birkaç şarkı örneği şu şekilde olabilir;

Çocuk hakları sözleşmesi devletler tarafından özel maddeler ile güvence altına alınmıştır. Çocuk hakları, kanunen veya ahlakı olarak dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu; eğitim, sağlık, barınma; fiziksel, psikolojik veya cinsel sömürüye karşı

 Mental Reterdasyon yani zeka geriliği doğumdan önce embiryonun gelişiminde, doğum sırasında ya da doğum sonrasında çeşitli nedenlerle merkezi sinir sistemini etkileyerek çocuğun fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişim alanlarında kalıcı bir duraklama yada gerileme sonucu yaşlarından beklenen zihinsel performansı göstermesine sebep olan bir durumdur.

BİZE GÜVENİN
Sağlıklı, Güleç Yüzlü Çocuklar Yetiştirmek İçin Varız!


Web Tasarım: MAS Dizayn

Haber Bülteni

Kampanyalarımızdan ve yeniliklerimizden haberdar olmak için lütfen abone olunuz.